Zeytinyağı ve Sağlığımız

1970’li yıllarda kalp hastalığı üzerine yapılan araştırmalarda, Akdeniz Bölgesinde yaşayan insanlarda daha az kalp hastalığı görüldüğü tespit edilince,  zeytinyağı üzerindeki bilimsel araştırmalar hız kazanmış olup sağlımız açısından faydaları tüm dünyaya yayılmaya başlamıştır.

Zeytinyağı üretimi tamamen mekanik yöntemlerle ve sadece su kullanılarak yapılır. Üretim sırasında hiç bir kimyasal kullanılmaz. Vitamin, mineral ve antioksidan deposudur, evde sıktığımız taze meyve suyu gibidir. Natürel ismini buradan alır. Zeytinyağının içeriğinde protein, tuz, karbonhidrat ve kolesterol yoktur.

A, D, E ve K vitaminleri suda çözünmeyen sadece yağda çözünen vitaminlerdir. Bu vitaminlerin vücutta emilebilmesi için mutlaka günlük uygun miktarda tercihen zeytinyağı tüketmemizde fayda vardır.

Natürel sızma zeytinyağları   çocuk gelişimi  boyunca çocuklara  yaşamsal katkı sağlayan tekli doymamış yağ asidi oleik asit ve çoklu doymamış yağ asitleri alfa linolenik ve linoleik yağ asitlerini bünyesinde bulundurduğu için çok değerlidir. Alfa Linolenik yağ asidi  ve linoleik  yağ  asitleri anne sütünden sonra en yakın oranlarda  zeytinyağında bulunmakta olup çocukların beyin ve kemik gelişiminde katkıları vardır.

Zeytinyağında bulunan E vitamini aynı zamanda antioksidan olup, besinlerin vücutta yakılması sırasında açığa çıkan oksidanların zararlı ve olumsuz etkilerini azaltır. İçindeki diğer antioksidanlarla birlikte vücudumuzun temel taşları sayılan hücreleri yeniler. Doku ve organların erken yaşlanmasını engeller. Çocukların ve gençlerin büyüme süreçlerine olumlu katkıda bulunur. Haricen yağ ve krem şeklinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.

Zeytinyağı kemik oluşumunu olumlu katkısı nedeniyle çocuklara, ayrıca  kemik erimesini yavaşlattığı için yaşlılara önemle tavsiye edilir.

Şeker hastalığı bildiğiniz gibi öncelikle kalıtsal bir hastalıktır. Şeker hastalığında insülin hormonunun eksikliğine bağlı olarak kan şekerini belli seviyede tutmak zordur. Ani düşme ve yükselmeler olabilmektedir.  Şeker hastalığında kolesterol miktarının yüksek olması kalp, damar hastalıklarına olumsuz etki yapmaktadır. Yine şeker hastalığında metabolizmada daha fazla oksidan açığa çıktığı için antioksidanlara olan ihtiyacımız artmakta dolayısıyla zeytinyağı tercihi bu hastalıklarda daha çok önem kazanmaktadır.

Zeytinyağının tansiyonun kontrol  altında tutulmasında da önemli bir rolü vardır. Ayrıca kolesterolün damarlarda birikmesini önleyerek damar tıkanıklığını engellemektedir. Zeytinyağı kanımızdaki  kötü kolesterol miktarını düşürerek, kalbimizin en büyük düşmanlarından biri olan kötü kolesterol (LDL) kaynaklı kalp damar hastalıklarından bizi korumakta ve iyi kolesterol (HDL)miktarını arttırmaktadır.

Zeytinyağı aynı zamanda safra salgısını arttırarak içindeki tekli doymamış yağ asidi oleik asit sayesinde hazmı kolaylaştırır, safra taşını oluşumunu ve safra kesesi büyümesini engeller.

Zeytinyağı mideden sindirilmeden geçer, bağırsaklarda sindirilir. Midede bekleme sırasında mide asitlerini azaltmaz.  Mideye olumsuz hiç bir etkisi olmadığı gibi sindirim sistemi salgılarının artmasında olumlu katkısı vardır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak kabızlığı önler. Küçük yaştaki çocuklara bile yaşına uygun miktarlarda verilebilir.

Ayrıca Zeytinyağı içerisinde bulunan scuelene  maddesinin  köpek balığı kıkırdağından sonra en çok zeytinyağında  bulunduğu ve kansere karşı korunmada önemli rol oynadığı söylenmekte ve araştırılmaktadır.

Hayatınızın zeytinyağı gibi sağlıklı olması dileğiyle…

Ecz. Halil Selçuk

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.